12.1.15

ÇOCUKLARDA ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) (2)



                                     ŞİŞMANLIK   (OBEZİTE)   TİPLERİ

A)BASİT OBEZİTE
    Aşırı besin alımı, azalmış aktivite, genetik yatkınlık sonucu oluşur.
Altta yatan bir neden yoktur. İştahları iyidir fakat anormal artmamıştır. Aldıkları besin miktarı az olsada şişmanlıkları daha çok hareketsizliğe bağlıdır.
Çok miktarda şeker, şekerli besinler, yağ ve hazır besin tüketimi vardır.
Bu çocuklarda ailede obeziteye yatkınlık  ile birlikte diğer obezlere göre boylar uzun, zeka durumu, kemik yaşı, fizik bakıları normaldir.

B) GENETİK OBEZİTE
    Ailede obezite öyküsü yoktur. Bu çocukların boyları kısa zeka düzeyi düşük, kemik yaşları geridir ve patolojik bulguları vardır.
Prader Willi, Laurance Moon Briedl, Turner Send  vs. bu grup obezlerdir.

C ) HORMONAL-METABOLİK OBEZİTE
     Troid, adrenal (böbrek üstü bezi), pankreas, hipofiz, gonad hormonları (cinsiyet hormonları) bozukluklarına bağlı olarak gelişir.
Örnekleri incelersek:

·         Troid hormon yetmezliğinde:
Düşük bazal metabolizma nedeni ile aktivite az, büyüme yavaştır. Bu nedenle alınan kalori tam tüketilemez aşırı olmayan bir şişmanlık gelişir. Ödem nedeni ile bebeğin şişmanlığı yanında boyu da kısadır.
·         (Adrenal) Böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışması halinde :
Selim ve habis tümörler, hipofiz bezinin aşırı ACTH hormonu salgılaması sonucu veya kullanılan ilaçlara bağlı olarak, sürrenal bezlerin hyper fonksiyonuna bağlı olarak  protein yıkımı, aşırı karbonhidrat yapımı, yağ depolanması ile karşımıza çıkan tabloya Cushing sendromu denir.
 Bu çocuklarda yüz aydede görünümünde, sırtta depolanmış yağın yarattığı sığır hörgücü (Buffalo  hump) görünümü, gövdeye  göre ince bacaklar, boy uzamasında durma, yüksek tansiyon, kalça ve bacaklarda beyaz morumsu deri çatlakları (strialar) mevcuttur. 

·         Pankreas hormonu İnsülin salgılama bozukluğunda’İnsülin direnci’’ oluşur.
İnsülin; beslenme sonucu kanda yükselen şekeri hücre içine sokarak yakar kan şekerini yükselten besinler sürekli alındığında şeker düzenini normal sınırlarda tutmak için insülin salgılanır.
Bu salgılama devamlı ve aşırı olduğunda kanda sürekli yüksek insülin düzeyi oluşur. Hücrelerin insüline cevapsızlığı gelişir. İnsülin kandaki şekeri hücre içine sokarak yakamaz. Buna insülin direnci hyperinsülinism denir. Yüksek insülin etkisi ile vücutta yağ sentezi artar ve şişmanlık gelişir.
Şişmanlığın artışına paralel olarak bu grup çocuk ve ergenlerde Tip2 diyabette artış mevcuttur.
Ailesinde diyabet olan 12/16 yaş arası çocuklarda Tip2 diyabet daha çok görülür.


OBEZİTE ÜZERİNE ETKENLER

İnsan vücudu kilo kaybına karşı savaşmak için tasarlanmıştır (kıtlık zamanını karşılamak için enerji depolamak üzere). Bu  nedenle yemeğe yönelme doğal bir davranıştır.
·         İnsülin, cinsiyet hormonları, acıkma ve iştah arttırıcı sinyalleri beyine gönderir.
·         Beyin tarafından salgılanan bir kimyasal olan serotonin iştah üzerine etkili olur.
·         Beyinde hipotalamus diye adlandırılan bir bölge kan metabolitleri ve hormonlara verdiği yanıtla açlık hissini baskılayarak tokluk hissi yaratır.
·         Yağ hücreleri tarafından salgılanan Leptin yağ deposunun yeterli olduğu sinyallerini beyne göndererek açlık hissini baskılar.

Kilo kaybedildiğinde küçülen adipoz (yağ) hücreleri daha az leptin salgıladığından leptin seviyesi düşünce yağ depolarının doldurulması için artan iştah sonucu besin alımıda artar.
Kilo artışını önleyici bir başka faktörde egzersizdir.
Egzersizde vücud yağları, kaslar tarafından enerji kaynağı olarak kullanılır ve daha hızlı yakılır. Egzersiz sonucu kas kitlesi yağların yerini alarak artar. Vücut kas kitlesinin artması yağ kitlesinin azalması ile sonuçlanır.

OBEZİTEDE
-Şekerli yiyecek tüketimi
-Sağlıksız diyet alışkanlıkları
-Ev dışında yeme alışkanlığı
-Porsiyon boyutları
-Fiziksel aktivite düzeyi
-Ekran önünde geçen zaman  ETKENDİR

OBEZİTEYE KARŞI
-Diyet içeriğinin düzenlenmesi:
 karbonhidrat-protein ağırlıklı  diyete göre yağ ağırlıklı bir diyetle beslenen kişiler daha fazla kilo alırlar. Çünkü yağ enerji olarak harcanmazsa barsaklardan direk olarak yağ hücrelerine aktarılarak depo edilir.
-Şekerli, unlu ,glisemik endeksi yüksek besinler yerine protein, sebze, meyve rafine edilmemiş (işlenmemiş) karbonhidratlarla hazırlanmış menüler tercih edilmelidir.
- Öğün atlamamalıdır. Öğün atlandığında bir sonraki öğünde daha fazla besin tüketir.
Suma güreşçileri çok büyük porsiyonlarla az öğün yerler ve çok şişmandırlar.
-Besinler azaltılmış porsiyonlar olarak verilmelidir.
-Ev dışında hazır besin tüketimi sınırlanmalıdır.
-Çocuğun odasında TV ve video oyunları bulundurulmamalıdır.

-Spora özendirilmeli, egzersiz yaptırılmalıdır.