14.4.14

ARI SÜTÜ- BAL- POLEN- PROPOLİS

ARI SÜTÜ- BAL- POLEN- PROPOLİS
(Dünyamıza ve Sağlığımıza Katkıları)
Arılar: çiçeklerin üreme cisimciklerini taşıyarak; doğadaki bitkilerin ve çiçeklerin döllenmesini ve türlerinin devamını sağlar.
Arılar ve onların bu yüklendikleri görev olmasa dünyadaki yaşam kısa sürede tamamen yok olur.
Sabahın çok erken saatlerinde doğaya dağılarak ve o gün kondukları çiçeğin veya bitkinin cinsini hiç değiştirmeden akşama kadar hep aynı cins çiçeğe konup, kalkarak işlemlerini sürdürerek gün boyu     
 çiçekten çiçeğe konarak polenleri toplarlar.
Döllenme işlemi dışında; artan ve arka ayaklarına yapışmış polenleri de kovana taşırlar.
İnsanlar bu polenlerden ayrıca yine arıların ürettiği bal , arı sütü ve propolis gibi ürünlerden büyük yararlar sağlar.
BAL
Arıların çiçek ve meyve tomurcuklarından topladıkları nektarı kendi salgıları ile birleştirerek peteklerde topladıkları bir besindir.
Yarım kilo nektar toplamak için dokuz yüz bin arı bir gün boyunca çalışır. Bir gram bal üretebilmek içinde dört binden fazla çiçeğe konarlar.
Balda binlerce çiçeğin, bitkilerin besleyici değeri ve şifası var.
 Bal içerdiği yüksek orandaki karbonhidrat nedeni ile; çocuklar, yaşlılar, hastalar ve sporcular için mükemmel bir besin kaynağıdır.
Başta enzimler olmak üzere; mineraller, vitaminler, aminoasitler ve flavonoidlerden çok zengindir. Bu nedenle;
Antibakteriel (mikropları öldürücü)
Antiviral          (virüslere karşı üremelerini durdurma)
Antiparaziter    (parazitlere karşı öldürücü)
Antienflamatuar             (yangı giderici)
Antikansorejen  (kanser oluşumunu önleyici)
Antioksidan        (serbest radikalleri bloke edici)
Özelliklere sahiptir.


ARI SÜTÜ
         Kovandaki kraliçe arının beslenmesi için; işçi arıların ürettikleri bir salgıdır.
Kraliçe arı ömrü boyunca bu sütle beslenirken işçi arılar polen ve balla beslenirler.
İşçi arılar üç haftada, kraliçe arı iki haftada gelişimini tamamlar. Ve de işçi arılardan yüzde altmış kadar daha ağırdır.
Kraliçe arı birgünde birkaç bin, yaşamı boyunca üç milyon yumurta üretir.
Kraliçe arı beş altı yıl yaşarken işçi arılar ancak birkaç ay yaşarlar.
         Arı sütü: A-D-C-E ve B grup vitaminlerinin tamamı ile mineraller ve insan vücudu için mutlak gerekli, vücudumuzda sentezlenemeyen ancak; bitkiler ve o bitkiyi yemiş olan hayvanların etini yiyerek alabildiğimiz proteinlerin yapı taşlarını teşkil eden; esansiyel yani temel aminoasitlerin tamamına yakınını, ayrıca çeşitli protein ve enzimleri içerir.
        Bu zengin kompozisyonu sayesinde; hücre yenileyici, vücut dokularının sağlıklı çalışmalarını düzenleyici, enerji arttırıcı özelliği ile bedensel ve zihinsel yorgunluğu gidererek, düşünsel ve fiziksel aktivite artırıcı, ayrıca antialerjik, anti kanser, anti bakteriyel, anti fungal(mantarlara karşı) ve anti oksidan dır.

POLEN
Çiçeklerin erkek organlarınca üretilip dişi organlarının döllenmesini sağlayan cinsiyet hücreleridir, çiçeklerin spermidir.
Arılar polenler ile çiçeklerin ve bitkilerin döllenmesini sağlamak yanında kendilerinin yaşamları için gerekli proteinide polenlerden karşılarlar.
Arılar topladıkları polenleri salgıladıkları bir sıvı ile arka bacaklarında biriktirerek kovana getirirler.
Kovandaki yavrularını beslemek için peteklerde depolarlar.
Polen: Protein, vitaminler, mineraller, enzimler birde polifenolik bileşikler ve flavonoidler yönünden de çok zengin bir besindir. 150 gramlık polende; 150 kg dana eti, 150 kg süt, 80 kg kadar bala eşit vitamin ve mineral vardır.
Anti oksidan özellikleri nedeni ile; serbest radikallerin sebep olduğu;  bağışıklık çöküşü, kalp, damar, sinir sistemi hastalıkları, kanser, erken yaşlanma gibi birçok olayı önleyici rol üstlenir.
Ayrıca; hasta, çocuk ve yaşlılarda iştah açıcı ve besin desteği olarakta kullanılır.

PROPOLİS
Bal arılarının (işçi grubunun) çeşitli ağaçların ve çalıların kabukları, yaprakları ile tomurcuklarından topladıkları reçinemsi bir maddedir.
Bununla kovanın içyüzünü ve önünü kaplayarak kendilerini soğuk ve hastalıklardan korurlar.
Arılar kovan içindeki besinleri, yavruları çeşitli zararlılardan (mikrop v.s.) korumak ve kovanı dezenfekte etmek için propolis toplarlar. Propolis: petek gözlerinin temizliği, kraliçe arının yumurtalarının steril ortamda gelişmesi ve yavrunun korunmasında etkilidir.
Dışarıdan nektar ve polen toplayan işçi arıların kovan girişinde propolisle fırçalanarak kovana temiz girmeleri sağlanır.Kovanda yetmiş seksen bin civarında olgun arı bir o kadarda yavru bulunur. Kovan içi sıcaklık yirmi dört derece rutubet yüzde elli civarındadır. Bu şartlar her türlü mikrop üremesi için uygun bir ortamdır. Buna karşın propolis sayesinde arılar kırk milyon yıldan beri yaşamlarını sürdürebilmektedirler.
                     Eski çağlardan beri örneğin Mısır Uygarlığında ölülerin mumyalanmasında, savaşlarda vazelin ile karıştırılarak hazırlanan merhemlerle yaraların iyileştirilmesinde kullanıldığı tıbbın babası Hipokrat’ın deri ülserleri ve sindirim sistemi bozukluklarında propolisi kullandığı, Anadoluda da yara ve çıbanların iyileştirilmesinde kullanıldığı bilinmektedir.
Bilimsel çalışmalar antibiyotiklerle birlikte kullanıldığında antibiyotik etkisini yüz kat kadar arttırdığını göstermektedir. Uzun süre propolis alınması zararlı bakterilere karşı direnç oluşturur, yararlı bakterileri olumlu etkiler. Bu nedenle çok nadir ve çok önemli geniş spektrumlu antibiyotik olarak kabul edilmektedir.
Ayrıca birçok kanser türlerinde de yayılmayı önleyici olarak başarı ile kullanılmaktadır.
Propolis çok güçlü bir mikrop öldürücü (antibakteriyel), virüslerin çoğalmalarını önleyici(antviral), mantaralara karşı (antifungal), eklemlerde oluşan yangıya karşı (antiflamatuar) dır. ki çalışmalar bu etkinin  kortizon ve aspirine çok yakın olduğunu göstermiştir.

Bileşimindeki flavonoidler nedeni ile serbest radikalleri temizleyici (antioksidan), bağışıklık arttırıcı (immün modülatör), tümörlerin gelişimi ve metastazları önleyici (anti kanser), yaraları iyileştirici, şeker metabolizmasını düzenleyici, karaciğeri toksinlerden koruyucu ve de obeziteyi önleyici etkiye sahiptir.