20.11.13

İ N E K S Ü T Ü A L L E R J İ S İ

İNEK SÜTÜ ALLERJİSİ

 Genetik bir yatkınlık sonucu olduğu düşünülen (sıklıkla ailede atopi öyküsü mevcuttur) ve inek sütü proteinlerine bir tepki olarak ortaya çıkan bir tablodur.

Başlama yaşı ilk 6 aydır. Çoğu zararsız hafif belirtiler göstermekle birlikte; infantil colic, bulantı, kusma, kramp tarzında karın ağrıları, ishal, kakada kan görülmesi, ciltte kızarıklıktan yaygın döküntülere, egzamatik oluşumlara varan reaksiyonlar, nadiren de süt içilmesini hemen takiben yüz, dudaklar ve dilde şişme, solunum sıkışıklığı(astım tablosu)gibi çok ciddi acil tedavi gerektiren anafilaktik tabloda  karşımıza çıkar
.
Bu tabloya sadece sütte değil soya, yumurta, buğday alımlarında da aynen rastlanabilir.

Rastlanma oranı 0-2 yaşta %1-3 oranındadır. Oysa sütün diyetten çıkarılması sonucu hastalık belirtilerinin kaybolması dikkate alındığında bu oran %30 olarak belirtilmektedir. Ki; bu oranı subjektif gözlemlerin arttırdığı ve gerçeği yansıtmadığı açıktır


Çünkü yukarıdaki yakınmaların hemen hemen hepsi birçok bebekte ve çocukta süt allerjisi dışında başka başka sebeplerle de görülebilir..

Süte alerjisi olan çocuklarda süt proteinlerine karşı tolerans süratle geliştiğinden hiçbir tedavi uygulanmasa da hastalık giderek iyileşme gösterip bazılarında 12- 18 aylık hemen hemen hepsinde tüm yakınmalar 2 en geç 3 yaşında yok olur.

Hastalık inek sütü proteinlerine karşı antikorlar (IgE) üreterek tepki verir.
İnek sütünde 25 in üzerinde farklı protein vardır. Bazen sadece birine bazen de birçoğuna karşı allerji gelişebilir.

Kazein, Beta lactoglobulin ısıya dirençli oldukları için inek sütünün en önemli antijenleridir.

Memeli hayvanların birçoğunun sütünde de aynı proteinler vardır ve onların sütlerine karşıda aynı alerjik reaksiyonlar gelişebilir.
 Bu nedenle inek sütü alerjisi olanlarda keçi sütüne veya diğer sütlere karşıda tepki oluşabilir
.
Emziren annelerde annelerin aldığı süt ve süt ürünleride çocukta reaksiyona sebep olur; Formulaların (hazır bebek mamaları) da ana maddesinin inek sütü olması nedeni ile onları alan çocuklarda da aynı tablo görülebilir.

     TANI İÇİN: En kısa yol sütü kesmek belirtiler kaybolunca tekrar denemektir. Yerine varsa sadece anne sütü veya protein hidrolizatları ile hazırlanmış Formulalar ve aminoasit bazlı mamalar vermektir.
Ayrıca; deri testleri, spesifik İgE tayini, histamin salınım testi, inek sütü antigenlerine karşı (beta lactoglobulin-alfa lacta globulin-lactoferin-bovin serum albumin)gibi antikorların tayin testleri de yapılabilir.

TEDAVİ: İnek sütünün diyetten çıkarılması ve anti alerjik ilaçların kullanılmasıdır
.
       Ancak ! unutulmamalıdır ki

İnek sütü antikorları allerjik belirtiler göstermeyen birçok çocukta da bulunabileceğinden, ayrıca colic infantil ve de birçok gastroentestinal şikayet (ishal,kusma,karın ağrısı,kakada kan görülmesi) ciltte döküntü ile seyreden tablolar birçok çocukta inek sütü alerjisi olmadan da görülebileceğinden; bunların inek sütü alerjili diye nitelendirilip boş yere diyet değişikliklerine gitmek ebebeynlerde ve çocuklarda tedirginlik yaratacağından bundan kaçınmamız gerekmektedir.


LAKTOZ ENTOLERANSI

Genetik bir yatkınlık sonucu  süt şekeri laktozun parçalanamaması olayıdır. Oldukça sık rastlanır normal nüfusa oranı onda birdir.
İnce barsak hücreleri tarafından üretilen laktaz enziminin eksikliğinden kaynaklanır.
Süt içildiğinde bulantı, karın krampları ve süratle gelişen ishal görülür.
Laktaz enzim eksikliği doğuştan olabildiği gibi belli yaşlardan sonra bu enzimin daha az üretilmesi sonucu da olabilir.
Süte karşı olan bu tahammülsüzlük genelde süt ürünlerine karşı (peynir-yoğurt gibi) olmaz.
Küçük bebeklerde laktozsuz özel formüller uygulanır.
Bu entolerans inek sütü alerjisinden farklı bir tablodur. İkisinin birbiri ile karıştırılmaması gerekir.