19.2.16

BİR ZAMANLAR (3)

  KAN DEĞİŞİMİ

Günümüzden kırkdokuz yıl önce Ege üniversitesi çocuk kliniğinde asistan olarak çalışırken;Yeni doğan bebeklerin çok ciddi kan uyuşmazlıklarında kesin çözümün bebeğin tüm kanının değiştirilmesi olduğunu öğrenmiş ve gözlemlemiştim.

Ancak; o zamanlar çok yeni olan bu girişimin uygulanışını hiç  görmemiştim. O günlerde herkes gibi bende meslekte yeni olmam nedeni ile bu işlemi yaşamı tehtid edici büyük bir operasyon gibi düşleyerek ama mutlaka uygulayabilmek arzusu ve umudu ile uygulanışını öğrenmeğe çalışmış,öğrendiğime ve başarabileceğime inanınca da bir bebek gelse de yapabilsem diye heyecanla beklemeye başlamıştım.

Kürsü direktörümüz asistanlığım süresince serbest çalışmam, hastahane dışında özel hasta bakabilmem konusunda kuraldan sayılmayan özel bir izin vermişti.Bu izne dayanarak o dönemlerde ‘Doktorlar Hastahanesi’ismi ile çalışan özel bir hastahanede yeni doğan bir bebeğe yeni doğan sarılığı tanısı koyan İzmirin çok değerli çocuk doktoru Selahattin Tekand benim bu konudaki özel ilgimi bildiğinden bebeği birde benim görmemi önermiş

Ailenin daveti üzerine; muayene ve yaptırdığım analizlerin sonucunda kendilerine  bebeğin gelecekte özürlü bir çocuk olmaması ve sağlığına kavuşması için  mutlak kan değişiminin gerektiğini bildirdim.

Bebeğin ailesi özelikle dedesi İzmirin çok varlıklı ve bilinen kişileri idiler. Üstelik bir kolu İstanbulda ,bir kolu Ankarada yaşayan aile büyükleri (ki;çok önemli statü sahibi kişilerdi.) doğum için gelmişler ve hepsi de ailenin ilk torunu olan bebeğin durumunu merak ve endişe ile takip ediyorlardı.

Benim mutlak kan değişimi gerekli sözüme;
-Kim yapabilir ? diye sordular
-Ben yapacağım. Dedim.
Beni yukardan aşağı süzdüler. Çok genç ve o zamanki çok zayıf olan vücudum,koltuğumun altındaki basit plastik çantam pek güven vermemiş olacak ki; tereddüt ve endişe ile yüzüme baktılar. Bende onlara düşünme ve yorum şansı vermeden değişim için gerekli kan grubunu yazarak;
-Bu grup kanı temin edince haberleşelim. Ben gelip işlemi yapacağım diyerek yanlarında ayrıldım.

Daha önce hiç yapmadığım ilk kez yapacağım işlemi üstelik bana pek güvenmedikleri yüzlerininden okunan,çok kalabalık ve yüksek statülü bir ailenin üzerine titrenilen ilk torununa yapacaktım.Doğrusu  korkuyodum.
Teorik olarak yeterli bilgim vardı  Fakat ilk uygulamam olduğundan göbek kordonuna giriş v.s. gibi uygulamalar için cerrahi nosyonu olan bir ağbeyimden yardım rica ettim.Sağ olsunlar iki kişi gelip yardımcı oldular.(1)

İlk adım olarak; bebeğin ve vericinin kan örneklerini çapraz karşılaştırmak için mikroskopta çalışırken;
Bebeğin dedesi iki metreye varan boyu  ve çok iri olan gövdesi ile arkamda belirdi.
-Dr. Dikkat! Bizim ailemizde yüz yıldır çocuk ölümü yok  dedi.
Endişem bir kat daha arttı.Daha çok korktum.Artık geri dönemez vede güvenli duruşumu bozamazdım.
-Endişe etmeyin  dedim.

Günün akşamı işlemi tamamladım. Sarılık seviyesinde beklediğm en iyi sonucu alamadığımızı görünce, ikinci bir işlem planlayarak vede cerrahi yardım almadan ikinci kan değişimini gerçekleştirdim. Sonuç yüz güldürücü oldu.

Meslek yaşamımdaki ilk toplu parayı bu işlemle kazanmıştım.

Aynı günlerde ilk çocuğum doğmuştu. Vitrinde görüp beğendiğim satın alabilmeyi asistan aylığı ile hayal bile edemediğim bir bebek pusetini hemde hiç pazarlık etmeden  bu toplu para ile satın alabildim.

Ayrıca; ailenin şükran duyguları ile bana yaklaşımı ve elan devam eden dostluğumuz en büyük kazancım oldu.


O dönemler çok önemli  ve  çok büyük bir girişim kabul edilen kan değişimi günümüz koşullarında çok sık vede çok daha uygun koşularda ve çok rahatça yapılabilmektedir.

(1)Prof.Dr. Veli Lök-Prof. Dr. Orhan Süren