16.4.15

ÖPÜCÜK HASTALIĞI

                          

ENFEKSİYOZ-MONONÜKLEOZ

Epstein Barr virüsü 1964’te Burkitt lenfomalı hastaların, biyopsi örneklerinde fark edilip tanımlanmıştır.
Herpes virüs grubundadır 1967 yılında enfeksiyöz mononükleoz (E.P.V) oluşumundaki rolü bulunmuştur.
E.P.V  Enfeksiyonu asemtomatik (belirtisiz) enfeksiyondan, ölümcül, lenfoproliferatif hastalığa kadar değişkenlik gösterir. En çok enfeksiyöz mononükleoz etkeni olarak görülür. Bunun dışında Burkitt lenfoma, Hodgkin lenfoma, Nasofarengial  Kanser, Proliferatif immün yetersizlik gibi çeşitli hastalıkların oluşumunda rol oynar.
E.P.V enfeksiyonu erken çocukluktan itibaren tüm topluluklarda yaygındır. Gelişmekte olan ülkelerde 2 yaşın üzerinde olan çocuklarda %90 seropozitiflik (alınmış mikroba karşı antikor cevabı) , gelişmiş toplumlarda da %25-40 seropozitiflik tespit edilmiştir.
Virüs yılın her mevsiminde her iki cinste eşit sıklıkta görülür. Seropozitiflik tüm toplumlarda yaşla birlikte artar. Hemen hemen tüm erişkinlerde antikor pozitifliği oluşur.
İnsanlar virüsün bilinen tek rezervuarıdır. Virüs ağız ve boğaz salgıları ile atılır.

 Öpüşme ile veya virüsün bulaştığı cisimlerin ağza teması ile daha nadiren de kan ve doku nakli yolu ile bulaşır.

Ağızdan alınan virüs; boğazda lenfoid dokuda aktif olarak çoğalır. 1-1,5 aylık kuluçka dönemi boyunca tüm lenfoid sisteme yayılır.


 ( ÖPÜCÜK )   ENFEKSİYOZ MONONÜKLEOZ HASTALIĞININ  SEYRİ
ÖPÜCÜK HASTALIĞI, MONOSİTER ANJİN, GLANDÜLER ATEŞ, UKDE HUMMASI isimleri ile de anılan bu hastalığın etkeni Epstein Barr (E.P.V ) virüsüdür
.
HASTALIK; yılın her mevsiminde her iki cinste eşit olarak görülür.
Erken çocukluktan itibaren tüm toplumlarda yaygındır. Kuluçka süresi 1-2 aydır. Ancak kan nakli ile bulaşma da ve çocuklarda çok daha kısa olur.
1-2 Gün süren ön belirtilerden sonra; Ateş, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde şişme, boğazda kızarıklık, bademciklerde büyüme ile birlikte (hastaların üçte birinde) üzerlerinde kirli beyaz iltihap plağı, ağız içinde koyu kırmızı lekeler (enantem) ve ağız kokusu gelişir.
Bu tablo streptokoksik boğaz enfeksiyonları  ile karışabilir
.
Genellikle;  en çok ön ve daha az sıklıkta arka lenf düğümleri büyür. Bunlar; sert, ayrı ayrı hafif veya orta derecede hassastırlar.
Bazen birinci haftanın sonunda tüm vücud lenf bezlerinde büyüme de olabilir.
2 yaş altındaki çocuklarda, bağışıklık sistemi çok güçlü olanlarda bu klinik bulgular oluşmayabilir.

Özellikle 2-3. haftalarda hastaların %50 sinde dalak, %10 unda karaciğer büyüklüğü, göz çevresinde ödem oluşabilir. Ayrıca hastaların çoğunda tüm ciltte döküntü vardır.
Bu döküntüler ampisilin grubu ilaç kullanımında çok artar
.
ATEŞ: Genellikle öğleden sonraları yükselir. 39-40,5 derece  arası değişkendir. Ortalama 10 gün bazen haftalarca sürebilir.

Hastalığın ağır seyrettiği bağışıklığı düşük kişilerde, kalp, akciğer, beyin, böbrek, kan sistemlerini tutan ölümcül komplikasyonlar  olabilir.  Bazen de özellikle erişkinlerde kronik enfeksiyon tablosu ile karşımıza çıkabilir.
Ölüm çok nadirdir dalak yırtılması ve çok ağır komplikasyonlar gelişirse olur.

TANI: Klinik tablo yanında hastalığın 2 . haftasında mononükleer hücre artısı ile birlikte beyaz kan hücrelerinin (lökositler) çoğalması (bunların %10undan fazlası atipik lenfositlerdir.) saptanır.
Heterofil antikor testi Paul Bunnel veya daha pratik olan monospot testi yapılır.
5 yaşından büyük çocukların %90 ında monospot testi pozitif çıkar.

Heterofil antikor testinin negatif çıktığı olgularda E.P.V ye özgü antikorlara (antiVCA IgM gibi) bakılması gerekir
Tüm dünya ülkelerinde; özellikle gelişmekte olan toplumlarda %90, gelişmiş toplumlarda insanların %25-40 ında geçirilmiş hastalığa ait deliller saptanır
.
Yani; toplum çoğunluğunun geçirdiği bir hastalıktır
.
Hastalığı alan kişi virüsten tamamen arınamaz virüs 1-1,5 yıl boğaz salgıları ve kandan izole edilebilir.
Hastalığı geçirenlerde ömür boyu bağışıklık gelişir.

TEDAVİ : Özel bir ilacı yoktur. Normalde 2-3 haftada kendiliğinden iyileşir. İstirahat, destek tedavisi, ateş düşürücüler- ağrı kesiciler, çok özel hallerde kortikosteroidlerden yararlanılabilinir.

İZOLASYON: Çocukların 2 hafta okuldan uzak tutulması, istirahat, özelliklede dalak büyümesi olanlarda dalak küçülene kadar temas sporlarından uzak tutulması önerilir.